Keops Piramidi ve Dünyanın Sonu

Keops Piramidi ve Dünyanın Sonu

Keops Piramidi ve Dünyanın Sonu

Keops Piramidi ve Dünyanın Sonu

Merhaba Arkadaşlar,

Biraz sakıncalı bir makaleye başlamak üzere olduğumu tahmin ediyorum. Zira Mısır Piramitlerinin gizemi ve çözülmezliğini hepimi biliriz. Bu yazımdaysa bu piramitlerin en büyüğü olan Keops hakkında biraz“atıp tutacağız”…

Tam da burada bir soru işareti beliriyor zihinlerimizde. Piramitleri incelemek, sanıldığı gibi tehlikeli ve yasak mı? Yoksa 3000 yıl önce bunları inşa eden medeniyet, bilakis yeni uygarlıklar geleceğe bıraktıkları mesajlarla “biz ettik siz etmeyin” demeye mi çalışıyor? Aynı hataları sonradan gelecek nesiller tekrarlamasın ve bu önem arz eden mesajları da yok edilmesin diye de onu bu devasa ve bir o kadar da korunaklı dev yapıtlar içine saklamış olamazlar mı?

***

En baştan anlatayım. Bir süredir Hakan Yılmaz Çebi’nin “Gizlenen Dünya Tarihi” kitabını okuyorum. Kitap o kadar üstü örtülü ve gizemini muhafaza eden konulara değiniyor ki, resmen başka âlemlere uçuyorsunuz.

Söz gelimi;

→İdris(as) Peygamberin Antik Yunan’ın Hermes diye isimlendirdiği şahıs olduğunu,

→Mu Uygarlığı ve Atlantis’in tıpkı günümüz Doğu-Batı Blokları gibi onulmaz bir savaş içerisinde olduğu ve bu yüzden yıkıldıkları,

→ Mısır’ın Atlantis’in devamı olduğu,

→Cifr İlmi ve sayıların gizemi,

→Tahrif edilen kitaplar, yok edilen kitaplar, imha edilen kitaplar, saklanan ve ortaya çıktığında insanlığın kaderini değiştirecek olan kitaplar…

→ Geçmiş, gelecek, bugün…

→Komplo teorileri, çıkmış ya da çıkmakta olan öngörüler, tutan tahminler, tutamayan tahminler….

İnanın kitabın içeriğini burada anlatamam. (Bu vesileyle Hakan Yılmaz Çebi Ağabeyimizi tebrik etmeyi de unutmayalım.)

***

Kitapta ilgimi çeken ve makaleleştirmeye elverişti olan Keops Piramidinden ve sakladığı önemli sırdan(başka sırları da var şüphesiz) bahsetmeyi murad ediyorum. Zira piramitte kıyametin ne zaman kopacağına dair işaretler yer alıyormuş. Bu gizemli kapıyı birlikte aralayalım istiyorum.

Şunu da eklemeyi unutmadan: Kıyamet’in kopması Allahın ilmindedir, kullara ise gayb; yani bilinmeyendir. Bunu bilmeye kullar olarak aciz olduğumuzun farkındayız. Ve fakat “Yeryüzünde bir dolaşıp sizden önceki insanların başına neler geldiğine bir bakın” (Rum Suresi – 42) ayeti gereğince Allah’ın ilminden çabamız nispetince istifadelenmeye çalışıyoruz.

Ya da şu ayetle niyetimizin Salih oluşunu bir nebze daha temellendirmiş olalım: “Size -Kalkın- denilince de kalkın ki Allah sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin.” (Mücadele Suresi – 11).

Mumyaları Korumak İçin Değil…

Öncelikle belirtmiş olalım ki piramitlerde sanıldığı gibi Mısır hanedanının mumyaları ve değerli eşyalar yer almıyor. Sadece 3 firavun, yaptırmış olduğu üç piramide gömülmüş ve diğer firavunların mumyaları farklı yerlerde muhafaza edilmiştir. Bu 3 firavun, kendi piramitlerinin de aynı isimle anılmasını sağlayacak olan Keops(Khufu), Kefren ve Mikerinos’tur. Bunlardan en büyüğü ve en çok kendinden söz ettirmeyi başarmış olanı şüphesiz Keops’tur.

O zamanda firavun mumyalarını Piramitlere gömmek yerine değerli eşyaları ve uyandığında yiyebilecekleri erzakları ile birlikte bu irili ufaklı mezarlara gömüyorlardı. Ölen kişinin derecesine bağlı olarak firavun mumyasının kaldığı odanın niteliği de değişiyordu.

Bu hakikat şöyle bir soru uyandırıyor zihinlerimizde: “Mumyaları ve değerli eşyalarını saklamıyorlarsa Piramitlerde peki ne var?..” Bu soruyla birlikte, Piramitlerde daha çok bir mesaj, değerli bir bilgi ya da insanlığa yön verecek bir manifesto/deklarasyon çıkması ihtimali belirmektedir zihinlerde.

Keopsun Tepesinde Neler Yazıyor?

Yapılan araştırmalar, piramitlerin yüzeyinin şimdiki görünen haliyle mat olmadığını gösteriyor. Blokların sıralı dizildiği bu mat görüntünün yerinde, 6 yüzyıl öncesinde parlak kireç taşlarından yapılmış bir kaplama duruyordu – Mısır’ın Güneş’inde ve sarışın kumullar üzerinde Piramidin o haliyle nasıl parlayacağını bir düşünün!..

Ne var ki 14. Yüzyılda gerçekleşen bir deprem sırasında bu parlak yüzey al-aşağı olmuş ve geriye şu anki görünen formuyla, sıralı bloklardan oluşan piramitler kalmıştır.

İşte bu zedelenme sonrası, günümüze ulaşan Keops Piramidinin tepesinde Hiyeroglif yazıyla birtakım mesajlar yer almaktadır.

Söz konusu tablet üzerinde dünyanın ne zaman yok olacağına dair de bilgiye yer verilmiş.

Öncelikle şunu belirletim, Antik Mısır Medeniyetinin kurucusu olarak İdris Peygamber’i işaret eden bulgular ve Keops Piramidini ise Hz Nuh’un yaptırmış olabileceğine dair söylenimler var. Yani, Piramitlerin yapımında İlahi bir gücün varlığından yararlanılmış olabilir. Allahu Teala, ilminden dilediği kimselere dilediği kadarını nasip edeceğinin va’dini Kuranda dile getiriyor. Yani Allah isterse ve Piramitlerin yapımında Peygamberlerin kutsal bilgilerden yararlanıyor oluşu söz konusu ise, bu oldukça akla yatar bir durumdur. Bu bağlamda iddia edilebilir ki, “Piramitler Allah’ın izni ve ilmi doğrultusunda peygamberlerin öğretileri ile inşa edildi.”

Bu açıklamayı, şu sebeple yapıyorum. Kıyametin ne zaman kopacağı bizler için gayb(bilinmeyen)’dir, demiştim. Fakat Keops Piramidinin tepesinde Kıyametin M.S. 2045 yılından sonra kopacağı bilgisine yer veriliyor. Ve bu ise insanı düşündürtüyor.

Kıyamet Vakti İle İlgili Farklı Malumatlar

Yazının başında, Keops Piramidini inceleme sebebimin, dünyanın sonu ile ilgili bizlere ışık tutacak bir bilgiyi barındırıyor olması idi. Elbette ki bu muazzam baş yapıt, çok daha fazla sırra haizdir. Fakat bendeniz Piramide, kıyamete işaret bağlamında bakmayı yeğledim. (Belki piramitlerdeki diğer sırlar hakkında da farklı makaleler yazmalıyız)

Söz konusu kıyamet olunca farklı bilgileri de masaya yatırmak, kaçınılmaz olacaktır. Dilerseniz sırasıyla inceleyelim…

  • “Ben insanlığın ikindi vaktinde gönderildim”: Hz Muhammed (sav)’in bu hadisi değerlendirildiğinde insanlık tarihinin bekâsı anlamında fazla da bir süre kalmadığı aşikardır.
  • “Âdem’den kıyamete kadar insanlığın ömrü yedi bin senedir.”: Yine Allah Rasulu Hz Muhammed (sav)’in bir hadisi. Medeniyetlerin varlığına dair bulgusal deliller en erken MÖ 3000 yıllarına kadar uzanıyor. Fakat bu, bu sürenin 3000 yılla sınırlı olduğu anlamına gelmemelidir. Zira arkeolojinin eline geçemeyen kalıntıların da olduğunu hesaba katarsak bu süre 5000 yıla bile tekabül edebilir. Zira Anlantis Uygarlığının Mısırdan(MÖ 3000) çok daha önce yaşayıp, teknoloji açısından günümüz insanlığından çok daha ilerde olduğunu hesaba katarsak, bu süre(yani MÖ 5000 yıl) oldukça akla yatardır.

Atlantis uygarlığının atom altı parçacıkları imal hale getirdiği ve enerji dönüşümüne imkan veren aygıtlar tasarladıkları biliniyor. Günümüz uygarlığında ise enerjinin dönüşümü diye bir olay olduğunu biliniyor fakat henüz hali hazırla teknolojik aygıtlarla bunu gerçekleştirebilmiş değiliz. Yani Atlantis günümüzün 2020 yıllık medeniyetinden çok daha ilerdeydi.

Şimdi bilgileri bir araya getirip basit bir toplama işlemi yapalım.

  • Atlantis’in 2000 yılından fazla süren saltanatı olduğunu söyledik.
  • Antik Mısır tarihi MÖ 3000’li yıllara dayanıyor.
  • Milattan sonra 2000’li yılları yaşıyoruz.

Tüm bu sayıları topladığımızda insanlık tarihinin 7000 yıllık bir geçmişi olduğu ortaya çıkmaktadır. Yani, Kıyamet hiç de sanıldığı kadar uzağımızda değil ve inanan kulların her an gerçekleşebilecekmiş gibi kadar metanet ve dirayet halinde olmaları gerekir.

  • “Benim ümmetimin ömrü 1.500 seneyi pek geçmeyecek.” : Bir başka hadiste de Hz Muhammed(sav)’in ümmetinin en fazla 1500 yıllık bir ömrü olacağı belirtiliyor. Hz Muhammed(sav) ümmetinin son gönderilmiş ümmet olduğunu hatırlayın. Yani bundan sonra ne peygamber, ne yeni bir ilahi din ne de kutsal kitap gönderilmeyeceğini, Rabbimiz Kuranı Kerimde ifade buyurmuştur.

Yine bir hesap yapacağız. Peygamberimiz islamiyeti yaymaya 600’lü yıllarda başladı. Buna 1500 sayısını ekleyeceğiz sadece. Yani 2100 yılına tekabül ediyor. Bizlerde 2000’li yılların ilk çeyreğinde yaşıyoruz.

İnanın ürpermemek elde değil.

  • Risaleler Işığında belirlenen 2100’lü sayılar: Bediüzzaman Said Nursi Hz’nin risalelerinde yapmış olduğu cifr hesaplamalarına göre, dünyanın sonunun 2100’lü rakamlara tekabül etmesi olası. Keza Bediüzzaman Said Nursi Hz, bu senenin 2129 mu oluşu sorusuna “bir galip ihtimal” şeklinde cevap vermektedir.

Üstad, Kıyametle ilgili bahse konu beyanının sonuna şu ince vecizi de ekleyerek bitiriyor:

Hem kıyametin vaktini kat’î tarzda kimse bilmez; fakat, böyle îmalarla bir nevî kanaat, bir galip ihtimal gelebilir.” (Kastamonu Lahikası, s.26)

***

Keops Piramidinden yola çıkıp gerek Antik Mısır Medeniyetine, gerek insanlığın dünü, bugünü ve yarınına ve dünyanın sonunun ne zaman olacağına dair söyleşi tarzında, oldukça uzun bir yazı kaleme aldık.

Aslında bu kadar uzatmak değildi maksadım. Fakat konu ilgi çekici ve merak uyandırıcı olduğu için tuttukça ucundan, devamı geliverdi. Ve yazıyı sonuna kadar okuyacağınızı düşünüyorum. Zira hepimiz bu hakikat nazarının müşterek muhataplarıyız.

Ölüm ve kıymet hepimizin ortak yazgısı, öyle değil mi?..

Son olarak, ilmin yine Allah katında bir servet olduğunu, bunu sadece Zâtından dilediğine, dilediği kadarını bahşedeceğini ekleyerek bitirelim. Bizler, sadece ilmimizi artırmak yolunda gayri ihtiyari çaba gösteriyor ve yanlış bir kelamda bulunmaktan yine Yüce Rabbimizin koruyuculuğuna sığınıyoruz.

Yeni yazılarda görüşmek üzere,

_____________

Sevgiler,

HobiTanit.Com

**

“Madem insanlık bu kadar gelişmiş, niye günümüze hiçbir iz kalmamış?..” diye soracak olanlara, Kuran’da geçen kavimlerin helak oluşu, Nuh Tufanı, Yanardağ Patlamaları, deprem, heyelan gibi doğal olaylarının varlığını hatırlatalım. Yani “ol”durmaya kadir olan Yüce Mevlâmız, pek tabiidir ki soldurmaya da kadirdir.

5 Beğen

Yapılan Yorumlar

  1. Mısır’ı bildim bileli hep gizem dolu, o kadar araştırma yapılmasına rağmen çözülemeyen sırlarının olması hep kendine çekiyor insanları. Mutlaka gidilip görülmesi gereken bir yer.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir