Simgebilim Şifrelerini Çözme Sanatı

0 9

Merhaba Arkadaşlar, bu yazımızda sembolizm ve onun işaret ettiği derin şifreleri birlikte inceleyip onlar hakkında genel bir kanıya varacağız. Bilirsiniz, her yerde yıldız-haç gibi şifreler zaman zaman karşımıza çıkar. Bazılarımız onları anlamsız ya da üzerinde düşünmeye değmez buluruz. Fakat sıklıkla onlar binlerce yıllık bir geçmişe işaret eden yüklü bir tarihin izlerini taşır üstlerinde.

İşte bu yazımızda bu şifreler üzerine mistik bir yolculuğa çıkacağız.

Şifreleme ve Şifre Çözme Yöntemleri

Şifre çözme sanatı olarak sembolizm/göstergebilim/semiyoloji(sémiologie; sémiotique) kavramları kullanılmış. Ancak inceledikleri nesnelere göz attığımızda tabiri caizse “üçü de aynı kapıya çıkıyor”…

Pierce ve Saussure göstergebilimin fikir babaları. Aynı devirde fakat farklı coğrafyalarda aynı amaç uğrunda çabalamışlar: göstergebilim. Bu anlamda onun teorik bütünlüğü ve tekniklerini belirlemiş, sonradan gelecek göstergebilimcilerin yoluna ışık tutmuşlar.

Semiyoloji(göstergebilim) dilin kullanım tarzlarını da kapsar. Ama çoğunlukla göstergebilim deyince görsel ögeler, üç boyutlu modeller, birinci elden gerçek tarih vesikaları akla gelir. Kadim Türklerin Atlın Elbiseli Adamını ya da özenle saklanan padişah fermanlarını hatırlayın…

Bunun dışında epigrafya(yazıt bilimi)’yı da göstergebilimin konu kapsamına dâhil eden akademisyenler olmuş. Bu akla yatar bir iddiadır, kanımca, arkadaşlar. Zira yazıtlar da hem tarihsel bir doku barındırır üzerlerinde hem de bir gösterim olarak dil unsurunu oldukça iyi kullanabilmişlerdir.

Roland Barthes’ın Manifestosu

Barthes 20. yy.da Fransa’da yaşamış bir edebiyat adamıdır. Kendisi de göstergebilimin sınırları hakkında düşünmüş ve onu belirli kalıplara yerleştirmenin, böyle ucu açık bir bilim dalına haksızlık olacağına karar vermiş.

Ona göre göstergebilim şunları kapsar/kapsamalıdır: kıyafetler, harf, söz, laf, bir müzik yapıtı, bir reklam anonsu, sakal bıyık gibi fiziksel öğeler, bayrak milli marş gibi ulusal değerler, geometrik şekiller, fotoğraflar, filmler, bir tabak yemek ve onun işaret ettiği lezzet, afişler ve posterler, politik bir demeç, siyasi bir aksam, liderlerin beden dilleri, jest ve mimikler…. Barthes’a göre tüm bu varlıklar göstergebilimin nesneleri olarak incelenip analiz edilebilir.

Onun izinden gelen Umberto Eco da yine Barthes gibi dahi bir edebiyatçı olarak karşımıza çıkar. Eco’ya göre her metin, kurulum ve anlatım tarzının sureti bakımından göstergebilimin bir objesi olmaya adaydır. Bu anlamda akranı James Joyce’la birlikte metnin altını üstüne getirmiş, ona yeni oluşlar ve ifade edişler yükleyip durmuşlar. Bu anlamda Eco’nun Anlatı Ormanlarında Gezinti kitabını okumanızı tavsiye ediyorum. Onda göstergebilim pratiklerine atfedilmiş onlarca örnek bulabilirsiniz.

Kültürden Doğrudan Etkileniyor

Göstergebilim kültür öğelerinden etkilenir. Daha doğrusu direkt kültür bir topluma ait işaretler bulutunu oluşturur, var eder. Bir göstergebilim antropologu olan Levi Strauss’a göre her simge/işaret kendi yapısında, içkin ve devingen bir anlam taşır. Yani işaretler, birer anlam barındıran içkin/özgün yapılardır.

Bu Şifreleri Öğrenmek Mümkün Müdür?

Bunları anlamak için uygulanabilecek 2+2=4 düzeyinde bir formül yok maalesef. Fakat bir işaretin diğerine, onun da bir diğerine işaret ettiğini hesaba katacak olursak, kesinlikle tecrübeden etkilenen bir edimdir.

Yani örneğin Antik Yunan uygarlığının şifrelerine kafayı taktınız, öğrenmek istiyorsunuz. Size bu anlamda yapacağınız ilk iş, en bilinir simgelerden başlayıp o iklimin anaforuna kendinizi kaptırmak olmalıdır. Araştırdıkça yeni simgelerin işaret ettiği anlamları okumanız kolaylaşacak ve bunlar arasında bağ kurabileceksiniz.

Yani ki “şudur, şöyledir” denebilecek kadar tekdüze bir yapıda değildir semiyoloji bilimi.

Toplumlara Mal Olmuş En Bilinen Şifreler

Geldik bin yıllardır insanların(ve tabi bizlerin) hayatlarıyla iç içe olmuş simgeleri tanımaya. Bunlardan bazılarını biliyorsunuz. Bazılarını da bu yazımızda daha yakından tanımış olacaksınız. Buyurunuz.

Barnabas İncili

Ahir zamanda gerçekleşeceği bizzat haber verilen birçok olaya gönderme yapan İncildir. Barnabas İncili için “Bozulmamış İncil” de deniyor fakat bunu direk iddia etmek sakıncalı olur. Bunlar teolojinin konu kapsamına girmektedir. Oysa bizim bu yazıda kastetmek istediğimiz, Barnabas İncilinin nasıl ortadan kaldırıldığı/gizlendiği ve gizemli oluşuyla nasıl simgesel bir değer taşıdığıdır.

Barnabas İncili, büyük ihtimalle 16. yüzyılın son çeyreğinde kaleme alınan biri İtalyanca, diğeri İspanyolca iki yazmaya dayanmaktadır. İspanyolca yazmanın orijinali kayıptır. Bu yazmanın bazı bölümleri günümüze gelebilmiştir. Sale’e göre İspanyolca yazmanın kapağında, kitabın Mustafa de Aranda adında bir İspanyol Müslümanı tarafından İtalyancadan İspanyolcaya çevrildiği yazmaktadır. Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Barnabas_%C4%B0ncili

Gamalı Haç

Genellikle Hristiyanlık öğretileri arasında karşımıza çıkar. Evrene işaret eden bir göstergedir. Yani inanç bağlamında düşündüğümüzde bir şekilde “yaşamın bu dünyadan göründüğü kadarından ibaret olmadığı” mesajı veriliyor.

Gamalı haç ismi Yunanca gama (Γ) harfine ve haç şekline (+) atfen verilmiştir. Svastika kelimesi Sanskritçe’deki su (iyi) ve asti (olmak) kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur. “İyi olmak, mutlu ve sağlıklı olmak” anlamlarına gelir.

Kalp Sembolü

Patolojik bir organ olmaktan öteye geçmeyen kalp, insanların his ve tinsel devinişlerine işaret etmesi bağlamında simgesel bir anlam taşıyor. Kesinlikle anladığınız şeyden bahsediyorum: Kalp, aşkı sevgiyi temsil eder. Bunu bilmeyenimiz/kullanmayanımız yoktur sanırım.

Kılıç ve Kama Sembolleri

Eski Sümer yazıtları ve İskenderiye Kütüphanesinin belirttiğine göre kılıç ve kama(çekiç) insanların doğum ve ölümüne işaret ediyormuş.

Kuru Kafa

Ölümü temsil eder. Genellikle satanizmin öğretilerinde rastlarız. Açıkçası satanizm, son yüz yılın olayı değil arkadaşlar. Tarihte de pek âlâ “şeytana tapma” ayinleri yapılmış ve bunun metodolojik alt yapısı tâ o zamanlarda kurulmuştur.

Gül Bitkisi

Gül de tıpkı kalp gibi aşkı, sevgiyi temsil eder. Bunu da biliyor ve kullanıyoruz öyle değil mi?

Hamsa(Fatıma’nın Eli)

Hamse Arapça’da 5 sayısının karşılığıdır. Yani 5 parmağı olan, içinde göz simgesi bulunan bir kadın eli tahayyül edin. Farklı dinler farklı olgulara işaret etmişler bu eli. Hz Fatıma’nın eli diyen de olmuş, bereket getirdiğine inanan da, nazardan koruduğunu düşünen de. Yahudilerin ve hatta Hıristiyanların takı ve süs eşyası olarak bu simgeyi kullandığını görmekteyiz. Ama dediğimiz gibi, tam çıkış kaynağı henüz belirlenememiş.

Pentagram

Pentagram, içerisinde 5 köşeli bir yıldız bulunduran bir dairedir. Satanizmle özdeşleştirilmiş. Sonsuzluğa işaret ettiği belirtiliyor.

Şamdan

Şamdan üzerine mum konulan, 7 kollu ve kolların ağzı yukarı bakan oyuklardan oluşan bir kullanım aparatıdır. Özellikle aksesuar olarak ev hanımlarının şamdan kullandığını görebiliriz. Fakat onu satanizmde şeytanla, cehennem zebanileriyle özdeşleştiren kaynaklar var. Benim aklıma gelense, cehennem meleklerinin insanları tomar tomar yakalayıp ateş çukurlarına atmada kullanması oldu. Ürkütüyor öyle değil mi 😐

Meryem Ana İkonları

Hıristiyanlıkta çeşitli olaylara gönderme yapılan değişik Meryem ana ikonları bulunmaktadır. Prensesin Tedavisi, Aç Yolcu, İnsanları Teselli Eden Meryem Ana gibi…

▪  Çapraz ve Haç: Haç çarmıha gerilen İsa’yı, çapraz da günahkârların dağlandığı bir cezalandırma aracı olarak karşımıza çıkıyor.

▪  Alfa ve Omega: Bu işaretleri İslamdaki ezel-ebed kavramları gibi düşünebilirsiniz. Alfa İlk olan Tanrıyı, Omega da her şeyin sonunda yine var olacak baki Tanrıyı simgelemekte.

▪  Çapa:  Güvenlik anlamına geliyormuş. Yani Hz İsa; “Hristiyanlık inancına tutunarak güvenli bir limanda olur, tehlikelerden emin olursunuz.” diyormuş.

▪  Tamgalar ve Glifler: Eski Türk topluluklarında beyliğin reisini simgeleyen genellikle metalden yapılmış mühür, izdir. Bir topluluk/teşkilat bağımsızlığını ilan ettiğinde ilk olarak reisleri kendi tamgasını belirlerdi.

Kriptografinin Semiyolojiyle İlişkisi

Tüm bunları öğrendikten sonra bir kavram karmaşasını zihinlerinizden silmek istiyorum arkadaşlar.

Günümüzde özellikle sanal aleme işaret etmesi anlamında sık karşımıza çıkan bir kavram var: “Kriptografi”

Şifrebilimi, şifreleme anlamına gelir. Yani bir veriyi/bilgiyi bir yığına gönderirken onu kendi özgün haliyle tutmayıp şifrelerle ifade etme. Gerçek anlama işaret eden bir başka ara anlam, gizleme, anlamın üstünü örtme gibi düşünebilirsiniz.

Kriptografinin semiyolojiyle ilişkisine bakacak olursak, ki kapsamları farklı olmakla birlikte gerçekten böyle bir ilişki vardır, şöyle bir sonuç çıkar karşımıza…

İşaret gösteren demektir. Fakat çoğu zaman gösterdiği anlamı kavratmada yetersiz kalabiliyor. Bu kavratma/işaret etme işinin sadece belirli zümrenin bilebileceği şekilde yapılandırılmış haline şifre deniyor. Yani işarette anlamı gizlemek değildir maksat. Fakat şifrede işaretin atıfta bulunduğu anlam gizlidir. Umuma açık değil ve alelade kişilerin bilinmesi istenmiyordur.

Fakat semiyolojide nesnelerin üstünü örtmek gibi bir kasıt olmayıp zaman içinde anlamlar belirsizleşmiştir. Bunda dilin savruk kullanılmasının ve her kuşakta jargonun değişmesinin de etkisi var.

Bununla birlikte her ikisinde de bir nitelik arayışı ve anlam yükleme çabası olması bakımından, kriptolojiyle semiyolojiyi birbirine benzetebiliriz. Bu tamamen araştırmacının nesneye hangi maksatla baktığına bağlı bir durumdur.

Bu yazımızla simgebilimin ne olduğunu, neden önemli olduğunu ve günlük hayatta bilerek ya da bilmeden onu nasıl aktif bir şekilde kullandığımızı öğrendik. En bilinen ve sık kullanılan simgelerin neler olduğunu öğrendik ve işaretlere kendi hayatımızda da karşılaşabileceğimiz örnekler verdik.

Bunları öğrendikten sonra açıkçası karşınıza çıkan her şeye “simgebilimin bir nesnesi” gözüyle bakacağınızı düşünüyorum. Hayatınıza anlam katması ve zihin işlerliğinizin artması açısından bu tarz akıl oyunlarına izin vermelisiniz arkadaşlar. Hepinize şimdiden kolay gelsin diyorum 🙂

PS1.Göstergebilim deyince yazma sanatı ve fenomenoloji de anlaşılıyor. Bu noktada konu işaretçilikten çıkıp yazmanın ve kelimelerin derinliğine nüfus eder. Bizim yazımızdaki mânâysa, bir anlam göstergesi olarak kelimelerin, başat fikre öncülük etmesidir.Yani anlamlar demetinin birleştiği yerde fenomen bir oluş doğacaktır. Bu belki bir fikir, belki kasıt ya da yorumdur. Ama işaret değildir. Bir fenomenoloji olarak göstergebilimin de olduğu, dilerseniz bir başka yazının konusu olsun.

PS2. Bir de iç hastalıkları anlamına gelen semiyoloji var. Fakat takdir edersiniz ki biz burada bu anlamıyla kullanmadık kelimeyi. O tamamıyle tıbbın konu alanına girmektedir. Karıştırılmasın.

Cevap Gönder

E-posta adresiniz yorumunuzda yayınlanmayacaktır.